Rüzgarlı günler

02 Şubat 2009 Pazartesi

BEBEĞİM 1 YAŞINDA


Rüzgar artık 1 yaşında kuzum hızla büyüyor.zorda olsa onun bir gülüşüyle tüm zorlukları unutuyorum.kocaman gözleriyle bir bakışı içimi eritiyor.bu defa hastalıklardan,iştahsızlığından yazmak istemiyorum.herşey geçecek biliyorum gereken tek şey sabır,zaman ve herşeye yinede şükür etmek

iyiki varsınız,iyiki doğmuşum ve sizi doğurmuşum.

Bugün aşı için sağlık ocağına gittik ama içerde bir sürü hastayı görünce hemen aşını yaptırmadan eve geri döndük.bu yüzden babanla epey tartıştık ama yarın yine mecvur aşıya gideceğiz.1 yaşında beşinci dişini çıkardın.

06 Ocak 2009 Salı

YENİ YIL


Çok uzun zaman oldu buraya birşey yazamıyorum.aslında yazacak çok şey var.ama bunun büyük bir bölümünü hastalıklar aldığı için canım yazmak istemedi.tuğberk boğazındaki aşırı hassasiyet yüzünden bir bebeğin bile çok rahat içebileceği ısıdaki sıvıları içemiyor.ama ben ne kadar korursam koruyayım boğazlarınden hasta oluyor.10 günde bir antibiyotik kullanır olduk.artık büyüdüğü için bir şeklilde ilaçlarlada olsa atlatıyoruz ama rüzgarıma bulaşıyor ve çok çok ağır hastalanıyor.geçen hafta yine tuğberk okuldan çıkmasına yakın sıcak su termusu biraz ılıklaşınca ki aslında başka çocuklara göre sıcak bile sayılabilir.neyyse tuğberk bunu içtiği için yaklaşık 3 saat sonra sesi kısıldı ve gece yarısıda ateşlendi.ertesi günde ağır boğaz enfeksiyonuyla ilaçlarımıza başladık.ben sinir krizleri içinde rüzgarada bulaşıcak diye zırlarken aklıma kayınvaldemde birkaç gün kalsa belki rüzgara bulaşmadan atlatmış oluruz dedim.iyikide demişim 5 gün orda kaldı ama benim içim parçalandı o orada hasta ben burda nerdeyse saat başı telefonlaşa konuştuk.çok şükür atlattık bir daha hastalanmadan okulun ilk dönemini bitirebilsek.bademciklerini aldırmakda çözüm değilmiş.zamana bırakmak gerkiyormuş.rüzgarıma gelince 20 gün sonra 1 yaşında olucak.henüz yürüyemiyor ama çok hareketli uyurken bile hareket halinde henüz uykuları düzene girmiş değil dün gece saat başı kalkıp emdi.iştahsızlığında hiçbir değişme yok olacağınıda zannetmiyorum.iştahsız çocuk ne kadar değişirse ,değişsin diğer çocuklarla kıyaslandığında yine iştahsız oluyor.pütürlü yemeyede bir türlü alışamadı.istediği zaman yutabiliyor.ama istemediği için daha diline pütürlü bir yemek değdiği an çıkartıyor.doktorumuz bunun bir refleks olduğunu 3 yaşına kadar bu şekilde gideceğini ama daha sonra öğreneceğini söyledi.çok zayıf kilo alması için her yemeğine fantomalt diye bir mama karıştırıyorum.henüz faydasını görmedim .bunların dışında beni sevindiren tuğberkimin okumayı ve yazmayı nasıl olduğunu anlamıyorum çünkü okulda ve evde hiç öğretmediğim halde kendi kendine öğrenmesi oldu .sadece geçen yıl ona harfleri öğretmiştim .şimdi harfleri birleştirerek okumaya ve yazmaya başladı.inşallah bu isteği,azmi bu şekilde devam eder.yanlız gıcık olduğum bir durum var. tuğberk gibi rüzgar da babasına hayran hanii erkek çocukları anneye derlerdi. birde kızmı yapsam .offff neyse Allah olmayanlara versin.oğluşlarıma ve bütün çocuklarada sağlıklı,uzun bir ömür nasip etsin.yeni yılda herkez için herşeyin hayırlısı olsun.





13 Kasım 2008 Perşembe

OĞULLARIM

Oğluşlarım gribi atlattılar çok şükür inşallah uzun bir süre hasta olmazlar.tuğberk ilk defa bu kadar ağır hasta oldu bronş yollarına kadar inmişti halada öksürüyor ama çok şkür ciğerleri temiz rüzgarımda tam düzene girdi toplanmaya başladı derken bu grip kötü oldu yine geriledi ,iştahsızlıkları ve hastalıkları derken bende hiç iyi durumda değilim.herşeye çok çabuk sinirlenip küçücük şeyleri bile sorun eder oldum.bir kaç haftadır evden çıkamaz olmuştum.dün eşimim izinli olması ,tuğberkin okulda olmasını fırsat bilip rüzgarıda uyurken kayınvalideme bırakıp 2 saat motorla dolaştık öyle iyi geldi. çok özlemişim motorun üzerinde o soğuk hava yüzüme vurdukça kendime geldim bu sık tekrarlanan hastalıklardan sonra takıntılı biri olup çıktıp.kendimi kontrol edemez oldum.sinirlerim fena halde bozuk inşallah bir an önce normale dönerim son günlerde televizyonda gösterileen elektrikli ısıtıcı reklamlarındaki kadına benzedim .ayla hanım ayla hanım bebeğiniz hapşurdu hemde iki kere aynen bu durumdayım hapşuruk sesi duyduğum gibi odaya koşup kim hapşurdu kaç kere hapşurdu bunları sayar hesaplar oldum Allahım sen oğullarıma sağlık sıhhat ver onları ve tüm çocukları kazalardan belalardan koru

07 Kasım 2008 Cuma

RÜZGARIM 9 AYLIK

Kepçe oğlum 9 aylık zorda olsa günler öyle hızlı geçiyorki pamuğum her geçem gün yeni bir şey daha öğreniyor.abisine kızdığımız zaman o küçücük parmağını kaldırıp bir bağırıyorki tuğberke olan kızkınlığımı unutup gülmeye başlıyorum.iştahsızlığına yazmak bile istemiyorum nasıl olsa her fırsatta bunu yazıyorum.ona o kadar kzıyorum yemediği için ama bana o küçücük 2 dişiyle bir sırıttımı ne kızgınlık kalıyor ne yorgunluk son günlerde söylediği bir kaç kelimeye bir yenisini daha ekledi anne, baba,hade,hayaaa bu hayır demek oluyor. son olarakda alaaaah Allah bugün bize öpücük atmaya başladı.gribide yavaş yavaş atlatıyoz inşallah bir dahakine en azından bu kadar ağır grip olmaz zaten zayıftı şimdi dahada zayıfladı ama bunada şükür allah daha beterinden korusun.





ZORLU GÜNLER


Offf offff yazıcak öyle çok şey var ama ben o kadar yorgun ve uykuzumki nerden başlasam. nasıl olsa benim ufaklık uyutmuyor en iyisi yataktan kalkıp odada bilgisayarın başına geçeyim derken ve tam oturmuşken rüzgarımın miyavlamaları başladı.beş kere falan kalkıp yanına gittim geldim.yok bu böyle olmayacak deyip sonunda kaptım bilgisayarı yatak odasındayım.sağımda tuğberk solumda rüzgar pişşşş pişşşşşş diye diye yazmaya çalışıyorum.benim veletler grip mikromuyla o kadar haşır neşirlerki bir hafta bile geçmeden yine hasta oldular.her ikiside yanımda tıkalı burunlarla horuldayıp duruyorlar.bu arada bende bu akşam salatadaki mayonezi fazla kaçırınca mideyi bozdum.onları uyandırmamak için hırsız gibi ayak uçlarında lavaboya gidip geliyorum.neyse rüzgarım 1 hafta önce 9 aylık oldu.iştahsızlığı yüzünden olması gereken kilonun altında cılız bişey oldu.sağlık olsun diyorumda oda yok hep hasta tuğberk okula başladığı günden beri her türlü mikrobu evde misafir eder olduk.iştahsız,huysuz iki yaramazla uğraşıp duruyorum.şikayet eder gibi oldu ama blog benim bloğum değilmi anasını satayım.içimi döküyoru. bu gece biri bizi görse ailece kafayı sıyırmış bunlar derdi.rüzgar iki karış suratla mama sandalyesinde,oyuncaklar artık ilgisini çekmediği için mutfakda ne kadar tabak çanak varsa önünde ,eşim açmış bulgar düğün müziğini hastayı bile oynatır türde bir müzi, ben elimde mama tabağı bir taraftan oynayıp bir tarftanda eşime sesimi duyurmaya çalışıp bağırıp duruyorum. kapat şunu adam gibi bir şey dinlet çocuğa diye ama bir taraftanda rüzgarın ilgisini çekmek için oynayı, dişlerimi sıkıyorum sinirden ama ona belli etmeyeceğim ya gerginliğimi o bana baktığında ohhhh eller havada sırıtıp duruyorum.onca şeye rağmen bütün gün pişmiş kelle gibi sırıtan velet mama yerken kadir inanır bakışıyla bizi kesiyor.neyse zar zor son kaşık mamadan sonra eşimle berabar bütün mama kalıntılarını temizleyip.dvd seyretmeye çalışıyoruzki şu aralar bir filmi 3 günde izleyebiliyoruz.ben balık yemeden ve film izlemeden yaşayamam.her fırsatta film izlemeye çalışıyorum manisada ne kadar dvd kiralayan dükkan varsa msn si var bizde yeni film geldimi haber veriyorlar.bu gecede eşimin bir kaç gün önce aldığı hulk ve kabir hikayelerini izledik.her ikisinide beğenmedim.beklediğim gibi çıkmadılar.olucaktı tom hanks ve mag ryan dan bir romantik komedi allahhh bana terapi gibi olurdu.çok bunaldığımda eski bir filmleri var sevginin bağladıkları onu izlerim.içim kıpır kıpır olur bir sevindirik olurum nedendir bilmem.aşığım ben o ikisine hiç bir filmlerini kaçırmam. son birkaç gündürde ebru gündeşim 2 şarkısına fena taktım ölümsüz aşklar ve kızıl mavi bunları tekrar tekrar tekrar dinleyip duruyorum.birde unutmadan uykumdan fedakarlık edip orhan pamuğun kitabı masumuyet müzesini okudum.en çok satan ama kitabı bitirilemeyen yazar denmiş olsada ben o kalın kitabı bitirdim kemalin füsuna olan aşkı baygınlık getirsede ara ara başlarım senin aşkına deyip kitabın sonunu okumak istesemde direndim sonuna kadar okudum.şu aralar yine bir solukta okuyamasamda bir solukta okunabilecek bir kitap arayışı içindeyim.bu gidişle uykusuzluktan bir gün düşüp birdaha kalkamayacağım.dayanıyorum kahveye bakalım nereye kadar

ANNE


Kepçe oğlum son bir haftadır anne demeye başladı. naannee,naannee diye bağırdıkça bende tabi ağzım kulaklarımda sırıtıp duruyorum.iştahımızdada değişen bir şey yok yine ite kaka devam ediyoruz.son 1 haftamızda çok kötü geçti tuğberk yine grip olunca rüzgara bulaştı.her ikiside ağır grip oldular.yavaş yavaş atlatıyor gibiyiz.önümüzdeki uzun kışı düşündükçe korkmaya başladım daha şimdiden bu kaçıncı hastalığımız inşallah bir daha en azından bu kadar ağır grip olmazlar.

BEBEĞİM 8 AYLIK


Rüzgarım dün 8 aylık oldu.2 gün öncede ilk dişimizi çıkardık.ikinciside çıktı çıkacak .iştahında değişen birşey yok zorla yemek yediriyorum bıraksam saatlerce birşey yemeden durabilir.ama çok hareketlendi mama sandalyesinde o kadar çok hopluyorki sanki poposunda yay var.yavrum benim odadan kim dışarı çıksa ona elini sallayıp bay bay yapıyor.çok güleç bir bebek sabah kalktığı gibi gülümsemeye başlıyor mama saatleri dışında tabii,hala elleri sürekli ağzında parmaklarını tek tek yalayıp bileğine kadar ağzına sokuyor sadece ellerini değil tabi ayaklarıda sürekli ağzında.odada tek başına kesinlikle kalamıyor ben odadan çıktığım gibi ağlamaya başlıyor.bi taraftanda HADEEE HADEEE diye söylenip duruyor.rüzgarımın ilk bayramı ama benim bel rahatsızlığım yüzünden hiç bir yere gidemeyeceğiz.geçen yılda hamileyken sürekli yattığım için gidememiştim tuğberkim babasıyla birlikte gezmilti bu senede öyle olucak inşallah seneye nasip olur
Gönderen meliha zaman: 02:51 1 yorum