
Offf offff yazıcak öyle çok şey var ama ben o kadar yorgun ve uykuzumki nerden başlasam. nasıl olsa benim ufaklık uyutmuyor en iyisi yataktan kalkıp odada bilgisayarın başına geçeyim derken ve tam oturmuşken rüzgarımın miyavlamaları başladı.beş kere falan kalkıp yanına gittim geldim.yok bu böyle olmayacak deyip sonunda kaptım bilgisayarı yatak odasındayım.sağımda tuğberk solumda rüzgar pişşşş pişşşşşş diye diye yazmaya çalışıyorum.benim veletler grip mikromuyla o kadar haşır neşirlerki bir hafta bile geçmeden yine hasta oldular.her ikiside yanımda tıkalı burunlarla horuldayıp duruyorlar.bu arada bende bu akşam salatadaki mayonezi fazla kaçırınca mideyi bozdum.onları uyandırmamak için hırsız gibi ayak uçlarında lavaboya gidip geliyorum.neyse rüzgarım 1 hafta önce 9 aylık oldu.iştahsızlığı yüzünden olması gereken kilonun altında cılız bişey oldu.sağlık olsun diyorumda oda yok hep hasta tuğberk okula başladığı günden beri her türlü mikrobu evde misafir eder olduk.iştahsız,huysuz iki yaramazla uğraşıp duruyorum.şikayet eder gibi oldu ama blog benim bloğum değilmi anasını satayım.içimi döküyoru. bu gece biri bizi görse ailece kafayı sıyırmış bunlar derdi.rüzgar iki karış suratla mama sandalyesinde,oyuncaklar artık ilgisini çekmediği için mutfakda ne kadar tabak çanak varsa önünde ,eşim açmış bulgar düğün müziğini hastayı bile oynatır türde bir müzi, ben elimde mama tabağı bir taraftan oynayıp bir tarftanda eşime sesimi duyurmaya çalışıp bağırıp duruyorum. kapat şunu adam gibi bir şey dinlet çocuğa diye ama bir taraftanda rüzgarın ilgisini çekmek için oynayı, dişlerimi sıkıyorum sinirden ama ona belli etmeyeceğim ya gerginliğimi o bana baktığında ohhhh eller havada sırıtıp duruyorum.onca şeye rağmen bütün gün pişmiş kelle gibi sırıtan velet mama yerken kadir inanır bakışıyla bizi kesiyor.neyse zar zor son kaşık mamadan sonra eşimle berabar bütün mama kalıntılarını temizleyip.dvd seyretmeye çalışıyoruzki şu aralar bir filmi 3 günde izleyebiliyoruz.ben balık yemeden ve film izlemeden yaşayamam.her fırsatta film izlemeye çalışıyorum manisada ne kadar dvd kiralayan dükkan varsa msn si var bizde yeni film geldimi haber veriyorlar.bu gecede eşimin bir kaç gün önce aldığı hulk ve kabir hikayelerini izledik.her ikisinide beğenmedim.beklediğim gibi çıkmadılar.olucaktı tom hanks ve mag ryan dan bir romantik komedi allahhh bana terapi gibi olurdu.çok bunaldığımda eski bir filmleri var sevginin bağladıkları onu izlerim.içim kıpır kıpır olur bir sevindirik olurum nedendir bilmem.aşığım ben o ikisine hiç bir filmlerini kaçırmam. son birkaç gündürde ebru gündeşim 2 şarkısına fena taktım ölümsüz aşklar ve kızıl mavi bunları tekrar tekrar tekrar dinleyip duruyorum.birde unutmadan uykumdan fedakarlık edip orhan pamuğun kitabı masumuyet müzesini okudum.en çok satan ama kitabı bitirilemeyen yazar denmiş olsada ben o kalın kitabı bitirdim kemalin füsuna olan aşkı baygınlık getirsede ara ara başlarım senin aşkına deyip kitabın sonunu okumak istesemde direndim sonuna kadar okudum.şu aralar yine bir solukta okuyamasamda bir solukta okunabilecek bir kitap arayışı içindeyim.bu gidişle uykusuzluktan bir gün düşüp birdaha kalkamayacağım.dayanıyorum kahveye bakalım nereye kadar